<_script /><_script /> örgü - el işi - Blogcu



el işi

26/2/2009 - netten bayanlar için örnekler.........

Kategori: orgu























Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : örgü

16/2/2009 - çanta örneği ve yapılışı....alıntıdır. derya gbi el örgüleri el

Kategori: orgu









Çantanın Yapılışı:


8-9 nolu şişle örebileceğiniz bir ip ayarlayınız(katlama iplerini öneririm 35/2)...istediniz genişlikde başlayabilirsiniz...
30-35-40 vivarlarında olabilir elinizin ayarına istediniz ebata göre...
haroşa örgü ile (haroşa hep düz örgü yada hep ters örgü)örgümüzü 40-44 sıra örelim.
dikdörtgen bir şeklimiz olacak...kenarlarındaki fırfır için aynı renk ince ipi terciğimiz katlama ipi
ise 3 kat katlama iple yapabilirsiniz ve 3 numara şişle çantanın kenarlarından ilmek alalım ve ilk sıra düz ördükden sonra sonraki sıraları 1 düz örgü 1 artırma sonrada lastik 1 ters 1 düz örgü örerek fırfırımızı yapalım... uzunluğu dileğinize kalmış daha sonra çantamızın yanlarını dikelim...fermuarımızı dikip ve hazır çanta kulbu ile çantamızı hazırlayalım .... anlatımda anlmadınız yer olursa sitemizdeki bu kaydın adını ve gerekli bilgileri alırsanız iş yerimizde size yardımcı olunacakdır sevgilerle.....
not : fırfır kısmı çantanın kapak kenarıdır kapağın 3 kenarı fırfırdır

kaynak:http://gonullerkervani.biz/smf/orgu_canta_modelleri_anlatimli-t5186.0.h

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : örgü

13/2/2009 - bere yaptım....nasıl güzel olmuş mu?

Kategori: orgu






Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : bere

27/1/2009 - fıstıklı bere yapılışını tamamlayınca yazarım.....

Kategori: orgu


ce 5ööekiyoruz.
Geçen pazar "Hap Kuşağı" başlıklı yazımda, "Hiperaktiviffffte ve dikkat eksikliği (HADE)" teşhisi konan çocuklarda hap kullanımının yaygınlaştığına değinmiş ve daha sağlıklı iletişim tavsiye etmiştim.
Gelen mesajların çokluğundan anladım ki, içten içe kanayan bir yaraya parmak basmışım. Aynı dertten muzdarip aileler ve öğretmenler ile sorunla cebelleşen psikiyatristler hemen tepki verdi.
Kimi aileler, hap kullanan "hiperaktif" çocuklarının iyileşip sosyalleştiğini savunurken, kimileri ilacın yan etkilerinden yakınıyordu.
"Yazınız aileleri uyardı" diyenler ve "Ritalin Çözüm Değil" (Dr. David Stein, Kuraldışı, 2002) kitabını önerenler kadar, yazının haptan da zararlı olduğunu savunanlar ve "şimdi çocuklar ilacı bırakıp depresyona girerse sorumluluğu alacak mısınız" diye soranlar da oldu.
Tepkilerin tümüne yer verebilmem imkansız. Ancak bilim adamlarının farklı görüşlerini özetlemek istiyorum:
     

* * *


Kendini "çocuklara yapıştırılan psikiyatrik etiketler ve ilaçla tedavi"yle mücadeleye adayan Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Sosyal Psikolog Üstün Öngel, Amerika’da halen HADE teşhisi konmuş 5 milyon çocuk olduğunu, söz konusu ilacın yüzde 95’inin de orada tüketildiğini söylüyor, "Türkiye’de çok yaygınlaşmadan önüne geçmeliyiz" diyor.
Öngel, meraklı, enerjik çocuklara rahatlıkla "hiperaktif" teşhisi konulduğunu, oysa bir hastalık olmayan yaramazlığın aslen ebeveynin ve okulun yaklaşımından kaynaklandığını savunuyor. Verilen ilacın olumsuz etkilerine ve bağımlılık yarattığına dair makaleler yolluyor.
ABD’de psikiyatr olarak çalışan Kemal Sağduyu’nun mesajı da bu yönde:
"Vakti olmayan aileler hem çocukları başlarından savmak istiyor, hem de evde veremedikleri eğitimi mucizevi bir şekilde okulun vermesini bekliyor. Böyle olunca öğretmen, sözünü dinlemeyen her öğrenciyi psikiyatra sevk ediyor. İş yükü çok artan psikiyatr da bir iki test yapıp ilaç başlatıyor. İlaç firmaları da reklamlarda, hiperaktif çocukların psikiyatra görünmesini teşvik ediyor. çark böyle dönüp gidiyor".

 

* * *


Medyada sık sık uzmanlığına başvurulan psikiyatrist, Prof. Dr. Yankı Yazgan ise "hiperaktivite"yi "beynimizin öncelik ve planlamadan sorumlu bölgelerinin işlevini yürütmekte zorlanması" diye tanımlıyor. Tedavide bu yükün azaltılması için çevresel düzenlemeler yapıldığını, bu da yetmezse ilaçtan yararlanıldığını söylüyor. İlaç kullanımının artışını, diğer yöntemlerin yeterince etkili, ucuz ve yaygın olmamasına bağlıyor. İlacın, kapsamlı bir tedavi programının parçası olduğunu, dolayısıyla öğretmen ya da anne - babanın yapacaklarının alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu vurguluyor. "İlaç tedavisine ancak diğer yöntemler işe yaramazsa başvurulmalıdır" diyor.
Kendisine başvuran genç ve çocukların yaklaşık yüzde 40’ına ilaç tavsiye ettiğini belirten Prof. Yazgan, bu ilaçların bağımlılık yapmadığının araştırmalarca kanıtlandığını, buna karşın yarım kalan tedavinin madde bağımlılığına yol açabildiğini belirtiyor.
     

* * *


Bu farklı görüşlerin üç ortak noktası var:
1. Sorun giderek büyüyor.
2. Çözüm için ilaçtan önce ailelerin ve okulun yardımı gerekiyor.
3. Aileyle, öğretmenle, arkadaşla, doğayla iletişim, en etkili ilaç sayılıyor.
İlk yazıda dediğim gibi, "Çare iletişimde"..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

11/1/2009 - boyunluk nasıl olmuşşşşşşşşşş

Kategori: orgu



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : örgü

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

el işleri,hayata dair herşey

Kategoriler

Etiket Bulutu

komik şarkı şiir ilginç 23 nisan çocuk sağlık millet örgü pasta

Arkadaşlarım

filiztulu
funmak
beyzaca
azidee
hobilerimden
ayseliden
sensizken
eminedantelorgu
turkuaz37
beyhancayir
yarence1
ayse26
mavis62
ahmetyazar
nesrin naz
kalbinur
fidelya
almulaca
gulsevincehobi
gulserenoten
asude42
eliisi
dostboncuk
1incitanem
magicdesignhayaleturet
leziz
hobihome
elifcekurdela
elle
edaca30
esen barkan(MERSİN)
mugeninoltasii
busu
emel24
kerasos
metekan
laylaa73
psikolojist
pembelila
sberna
annemmutfakta
sabay06
recaysev
pelinozden
Serpil Gül PAÇAL
sevgipinari01
1tebessum
oznurla
sadecedantel
bebekorgusu
taytay
cocukorguleri
damakzevki38
aydanur42
hulela
hayatdenilen
nazarboncugu1976
busecegunler
hayalimdekiblog
havis
pisikoterapi
dilaramla
hazal73
pirilti6464
kittycafe
nurunorguleri
abeb
sadecehobi
ortakhayatlar
fiberoptikci
seymacan
mutfakbereketi
gules32
yasemince37
orgulerimyemeklerim
naneci
esila48